TB2L'yi çoğu kişi takip etmiyordur ama özellikle genç sporcuları
izlemek açısından güzel bir ligdir. Fakat benim ligle ilgili
dikkatimi çeken mesele Başkent Gençlik a.k.a Göztepe Sportif ile ilgili.
Kaan Kural'dan ders alırken Amerika'lıların "taraftarlık" ve "franchise" kavramlarından bahsetmişti, Türkiye'de franchise olmadığından yaşanması pek de olası olmayan bir "taşınma" sistemini anlattı, kimse de buna ihtimal vermiyordu ama TB2L'de bu olmuş meğerse...
Sezon başında satılan takımlara alışkınız ama sezon ortasında ilk kez takımın el değiştirmesine denk geliyorum, hatta el değiştirmeyi bırakalım şehir değiştirmesine ilk kez denk geliyorum. Tam olarak ne zaman oldu bilemiyorum ama sezon başından beri mali sıkıntıda olan
Başkent Gençlik Klübü, takımı Göztepe Sportif adlı bir girişime satmış.
Hani takımın satılması ve şehir değiştirmesi zaten yeteri kadar ilginç
bir mesele ama işin daha da ilginç olan kısmı bu Göztepe Sportif bizim
bildiğimiz İzmir'in Göztepe'si değil. En azından teorik olarak.
Kısaca, bu Başkent Gençlik'i alanlar Göztepe'nin tekrar bir basketbol
şubesi kurmasını isteyen ufak bir grup, lakin klüple yapılan görüşmelerde yönetim, ekonomik olarak o
yükün altına girmek istemiyor. Bu grup da Göztepe Sportif adıyla bir
dernek kurup takımı satın alıyor ama Göztepe de bu sefer basketbol
takımını tanımıyor, hatta armamızı kullanmayın diye dava açıyor. Basketbol
takımı ise klüpten tamamen farklı bir bütçe ile kurulan ve tek amacı
"Göztepe" adını basketbolda temsil etmek isteyen bir klüp ama orjinal
Göztepe engel olmaya çalışıyor...
Tam bir "güler misin, ağlar mısın?" durumu. Böyle saçma bir hikayeyi
farkedince anladım ki, Türkiye'de franchise da taşınır, klüpler el de
değiştirir ama amatör ruh tutmaz. Hele de basketbol gibi "amatör" sporlarda asla...




















